EnYukarı

Şifa hazımdadır

İslâm hükemasının Eflâtun’u ve hekimlerin şeyhi ve feylesofların üstadı, dâhi-i meşhur Ebu Ali ibni Sina, yalnız tıp noktasında, 2 كُلُوا وَاشْرَبوُا وَلاَ تُسْرِفُوا âyetini şöyle tefsir etmiş. Demiş:
 

جَمَعْتُ الطِّبَّ فِى بَيْتَيْنِ جَمْعًا - وَحُسْنُ الْقَوْلِ فِى قَصْرِ الْكَلاَمِ

فَقَلِّلْ اِنْ اَكَلْتَ وَبَعْدَ اَكْلٍ تَجَنَّبْ - وَالشِّفَاۤءُ فِى اْلاِنْهِضَامِ

وَلَيْسَ عَلَى النُّفُوسِ اَشََدُّ حَالاً - مِنْ اِدْخَالِ الطَّعَامِ عَلَى الطَّعَامِ


Yani, ilm-i tıbbı iki satırla topluyorum. Sözün güzelliği kısalığındadır. Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört beş saat kadar daha yeme. Şifa hazımdadır. Yani, kolayca hazmedeceğin miktarı ye, nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal, taam taam üstüne yemektir. 

2 : “Yiyin, için, fakat israf etmeyin.” A’râf Sûresi, 7:31. 
HAŞİYE : Yani, vücuda en muzır, dört beş saat fasıla vermeden yemek yemek, veyahut telezzüz için mütenevvi yemekleri birbiri üstüne mideye doldurmaktır. 


Fiemanillah...


Görüntülenme

Bu makale 556 defa görüntülenmiştir.

Yayın Tarihi

30 Kasım 2016 Çarşamba

Pdf olarak görüntüle

Yazıcı çıktısı

Rastgele makale