EnYukarı

Allah lafz-ı celali ve manası

ALLAH - اللە

Türkçe, Müslüman Araplarla karşılaşılan ilk günlerden itibaren Arapçadan kelime almaya başlamıştı bile. 
Üzerlerine doğru gelen Arap ordularının dilinde, Islam'a davet mektuplarının başında hep "Allah" kelimesi mevcuttu. Ve Islam davetçileri hep tek olan Allah'a imana davet ediyorlardı.

Elbette ilk öğrendiğimiz kelimeler arasında  Islam, Muhammed ve Kuran kelimeleri ile birlikte Allah lafzı başı çekiyordu.

Demek eskiden beri inanageldikleri Çalap ve Tengri diye seslendikleri Yaradan'a Müslümanlar "Allah" diyordu. Her ne kadar bu kelimeye yabancı olsalar da manasına çok da yabancı değillerdi Kendileri de herhangi bir durumda semaya bakarak "Bir Tengri" diye sesleniyorlar ve ona dua ediyorlardı. Müslümanlar da dua ederken ellerini semaya açıyor ve bir dedikleri Allah'a dua ediyorlardı.

Allah Allah... Bu kelimede bir letafet ve celal aynı anda hissediliyordu.
Türklerin bu dini kabul ettikten sonra ilası (yüceltilmesi) için çalıştıkları ve uğrunda milyonlarca şehit verdikleri, Islam'ın temelini teşkil eden Allah lafz-ı celalini
bu yazıda üç cihetle ele almak istiyorum.

1. Allah اللە lafzı anlam itibarı ile cami bir kelimedir. Sureten bir kelime olmakla birlikte ism-i azam olduğu için Rabbimizin diğer bütün isim ve sıfatlarını cami bir kelime-i külliyedir. Yani 99 hatta 1001 esma-i ilahiye mana itibarıyla bu kelime-i kudsiyede mündemicdir. O Allah ki Rahman, Rahim, Malik, Cemil, Celil ... isimleri zatının lazıme-i zaruriyesidir. 
  
2. Allah kelimesi aslen اللە şeklinde huruf-ı Islamiye ile yazılmaya layıktır ve bu yazım doğrudur. Bu kelime kışırsızdır, lübdür. Ne bir gereksiz harf  var ne de bir eksiği. " اللە " lafzının başından eksiltilen her bir harf neticesinde hasıl olan şekil yine zat-ı ilahiyeye bakmakta ve ona işaret etmektedir. " للە " yazımı Allah için, ' لە " yazımı onun için, " ە " yazımı ise yine "O" yani Allah demektir ki bu her şekli mana itibarıyla zat-ı akdese bakmaktadır. Bu mana derinliği diğer alfabelerdeki yazılışlarında bulunmamaktadır.

3. Bu kelimenin dilimize girmesiyle sadece yeni bir kelime kazanılmış olmadı. Bir kelime 100 oldu. Çok duygularımızı ifadede bu kelime bize yardımcı oldu. 

Zakirin dilinde, "Allah Allah" şekerlendi bal oldu, kalbi mutmain buldu.
Şakirin dilinde "Elhamdulillah" yemeğin tuzu, biberi oldu.

Hayretgerin dilinde "Sübhanallah", "Allahuekber" hayrete nişane oldu.
Mağlubun dilinde "Allah Allah" şaşkınlığın simgesi
Gazinin, koç leventin dilinde kahramanlık narası oldu.

Allah lafzı hattatın kaleminde sanat
Mimarın keserinde minare
Itrinin notasında beste
Fuzulinin gazelinde güfte
Müminin dilinde imanına nişane
Müezzinin dilinde kulluğa davet oldu.

Elhasıl: 
Dilimiz sadece bir kelime kazanmadı bütün güzel kelimeleri cami bir kelime-i kudsiyeyi kazanmış oldu. Türkçe kazanmış oldu.


Fiemanillah...


Görüntülenme

Bu makale 721 defa görüntülenmiştir.

Yayın Tarihi

24 Ocak 2017 Salı

Pdf olarak görüntüle

Yazıcı çıktısı

Rastgele makale